top of page

Zımpara Kağıdı

30 dakika önce
2 dakikada okunur

Muhazafakar bir anne ile kendince devrimci bir baba tarafından büyütüldüm. Dönemsel olarak farklı yerlerde onlardan bağımsız uzun zaman geçirmiş olsam da içimdeki ikililiği onlardan aldığımı hissediyorum. Annemin bir iş yaparkenki tavrını görebiliyorum. Adanmışlığı bahane aramayışını, her türlü sıkıntıyı kabullenişi ve ağrı ya da sızıya bakmadan sonuca gidişi. Kafasına bir hedef yerleştirmesi yeterli ki bu tutum onun aldığı kısıtlı eğitimden bağımsız hayata yaklaşımıyla alakalı, yüksek iradesiyle ilişkili.Babam ise tam tersine, zaten öleceğiz ne işimiz var malla mülkle diyip daha çok maddi tarafta hovarda ama zihinsel anlamda da en azından gençliğinde sorgulamayı seven, bilimsel, zıtlıkları ve anlamsızlıkları kovalamaya çalışan biri, "muhalefetin teki" yani.


Elbet hal, hareket, gülüş, hapşurma ya da başka aksiyonlarımız birbirine benziyordur ama beynimdeki karşamada ben ikisini de görebiliyorum. Bir konuya başladıktan sonra bitirine kadar ki adanmayı da, konuya başlamamak için çırpınan sorgulayan tavırları da. Yaşım daha gençken tabii daha yatkın olduğum için eğlenmeye, role model babamın beynimde direksiyonu tuttuğundan eminim. Her türlü haylazlık için etrafı sorgulayıp, sınırları inceleyeen ve sonra tilkileri salarak tiyatro oynatan kendisini.Ama yaş aldıkça iş bitirme ihtiyacının ortaya çıkmasıyla annemin daha fazla ortaya çıktığını hissediyorum. Bahane aramaksızın odaklanıp, patlasam da çatlasam da devam etmeye çalıştığım anlarımda görüyorum onu. Ve şaşırıyorum aslında, sorgulamaya başlıyorum bu iradeyi. İçimdeki sürücünün hep babam tarafından geldiğini düşünürdüm ama annemi görünce daha da mutlu oluyorum. Berrak hissediyorum. Ama sonra bulanıklaşıyor, yoruluyorum. Bu iradeyi gösterirken gerçekten yoruluyorum ve sorguluyorum irademi. Babamın annemi manipüle edişleri gibi irademi sorguluyorum; "Ne gerek var yapmana?", "Ne olucak bunu bitirince", "Eeeeee diyelim yaptın, ne olacak?". En güzeli de şu; “O bana gerçekten değer verdi mi, yoksa yalnızca buna inanmamı mı sağladı?” ya da şu; “Yalnızlığı gerçekten ben seçtiysem, onun gelişi neden bütün düzenimi bozabildi?” Ve sonra "irade" devam ediyor ama sorgulama konusunda irade gösteriyorum, zihnimi kemirmeye başlıyorum. Neden, her şeyi yapmama karşı nasıl olur böyle bir şey. Artık basit bir şey istiyorum, bir şeyin karmaşıklığından yoruldum ve yeter artık demek istiyorum. Tamamen kaçmak, ulaşılmamak istiyorum. Sorgunun iradesi alıyor koltuğu, artık karışıyor; ne istiyorum, ne biliyorum, ne düşünüyorum. Sadece yorgun hissediyorum ve susturmak istiyorum. İradeyi de sorguyu da. Bu döngü bitmiyor, uyutmuyor geceleri. Yardım almalıyım galiba, bilmiyorum, anlamlandıramıyorum Gri'nin ne istediğini. Kapak Görseli: The Flag - Noel Esperanza

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

©2021, Shiv tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page