Bedelli Tanışma
- Shiv

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Yeni tanıştığınız birine sorumluluk hisseder misiniz? Az önce elini sıktığınız, adınızı birkaç saniye önce zihnine soktuğunuz bir insana sorumluluk hisseder misiniz? Vardır buna benzer anlarımız.
Öyle kasılırsınız ki hatta, kendinizi bir şey söylemek zorunda hissedersiniz bazen. Bazense konuşamaz, o anın geçmesini beklersiniz. Daha cesurları ya da baskıya dayanamayanları kaçar gider o ortamdan hatta.
Neden böyle hissederiz ki; karşımızdakini memnun etmek için mi, iyi bir itibar bırakmak için mi ya da sadece sorumluluk mu duyarız karşımızdakine?
Belki de hissettiğimiz şey yalnızca çekingenlik değildir.
Belki de karşımızdaki insanın, artık bizim için bir yabancıdan fazlası hâline gelmesidir.
Çünkü o kısmen paralize olma hissi, karşınızdakine insan olduğu için değer verdiğiniz, onu bir nesneye indirgemediğiniz için çıkar. Hissettiğiniz şey bir nevi sorumluluktur aslında. O yüzü gördüğünüz zaman, içinde bulunduğunuz an artık sadece size ait değildir. Ve artık etik kurallar rol almaya başlar.
Kapak görselindeki insanlar, aslında İlya Repin'in Volga Kıyısında Gemi Çekenler tablosundaki işçiler. İlk bakışta yalnızca bir grup işçi gibi görünürler. Biraz daha baktığınızda ise tek tek insanlara dönüşmeye başlarlar. Her birinin omuzları farklı çökmüştür, her birinin bakışı başka bir yorgunluğu taşır. Repin'in başarısı da belki tam burada başlar. İşçileri resmetmekten vazgeçer; insanları resmetmeye başlar. Onları yalnızca çizmez, dinler. Hikayelerini öğrenir. Onlara kalbinde yer açar. Böylece resim, sıradan bir toplumsal eleştiriden çıkıp tek tek insanların hikâyesine dönüşür. Kalabalık kaybolur, yüzler görünür olur.
Genellenmek insanı — en azından beni — en aciz hissettiren davranışlardan biridir. Neyi, neden yaptığımı anlamlandırmadan, benim kim olduğumu öğrenmek dahi istemeden, beni zerre bilmeden bir kefeye koymak, aşağılanmış hissettiriyor. Çünkü o anda artık bir insan değil, kolay tüketilebilecek bir fikre dönüşüyorsunuz. Bir isme, bir etikete, bir yargıya...
Belki de bu yüzden genellemeler bu kadar acıtıyor. Çünkü yüzümüzü elimizden alıyorlar.
Sorumluluk, zaten oldukça ağır. Ve böylesine bir yöntemle yaşayan insanların nesnesi olmak için birinin sorumluluğunu almak ise her seferinde yaşanılan kalp burukluklarından bir başkası.
Neden tekrar yapıyorum bunu?
Çünkü yaşamak bu.
İnsanlarla yeniden karşılaşmak. Yeniden yanılmak. Yeniden hayal kırıklığına uğramak.
Modern insanı tanımak her ne kadar bazen sıkıcı ve tekdüze görünse de, tekrar yenilmek için yapıyorum bunu. Çünkü yenilmeden öğrenilmiyor insan. Ama eskisi kadar kolay samimileşmiyorum. Samimileşecek birini görene kadar, o sorumluluk hissini ağırlaştırmadan yalnızlığın ızdırabına dönüyorum.
Yine de vazgeçmiyorum.
Çünkü insanların icra ettiği sanata saygı duymak, onları anlamaya çalışmak ve onlardan öğrenmek, bu dünyada gerçekten yaşadığımızı hissettiren ender duygulardan biri.
Belki de bizler bu yüzden zamanın gerçeklik bükücüleriyiz.
Gerçekliği değiştirdiğimiz için değil; onun hangi katmanını görünür kılacağımıza karar verdiğimiz için.
Bir yüzü tanımak, bir hikayeyi dinlemek, bir insanı genellemelerden kurtarmak... Belki de birbirimize verebileceğimiz en büyük şey bu.
Daha dikkatli bakabilmek için.
Daha az hüküm verebilmek için.
Ve biraz daha insan kalabilmek için. Kapak Görseli: Barge haulers on the Volga - İlya Repin
Yorumlar