top of page

Yalancı

  • Yazarın fotoğrafı: Shiv
    Shiv
  • 1 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Uzun bir süredir buraya gelip bir şeyler karalayarak zaman geçiriyorum. Elimden geldiğince yazıp tekrar silip kapatıyorum sonra. Koca bir 6 ay boyunca bir şeyler yazamamaktan rahatsızım ve o nedenle bu yazının sonu nereye giderse gitsin bitirip göndereceğim.


Bütün kötü alışkanlıklarıma tekrar başladım. Aklınıza gelebilecek her şeye. Tüketmek için insan ve madde arıyorum her gece. Dürüst olmak gerekirse, unutmak için çabalıyordum rahatsızlık veren her şeyi ama işe yaramadı yine. Şimdi tekrar bırakmak için uğraşıyorum. Başlangıçta bir yanılsama vardı kafamda. Eski başarıları tekrarlarsam, tekrar hissederim o isteği, yaşama. Ancak öyle olmadı asla. Üstüm başım kirlendi çamurla.


İşimden memnun değilim. Kendimi suistimal edilmiş hissediyorum. Bırakıp başka diyarlara gitmek de var aklımda ama neden yapmıyorum bilmiyorum. Normalde rahatsızlık veren durumlara ilgim her zaman vardır ancak bu rahatsız değil, mide bulantısı. Kimseyi yargılamıyorum ama herhangi biriyle bir şey paylaşmıyorum ofisteki.


Okul fena ilerlemiyor, söyledim mi bilmiyorum ama TÜBİTAK onayladı bizi, sanki harika bir iş yapıyormuşuz gibi. Başka proje mi kalmadı onaylayacak?


Son 2 senesi belki de eğitim-öğretim yaşantımın. Bundan sonra "öğrenci" olmayacağım, doğa harici herhangi bir kurumun. Fazlasıyla sıkıldım insan zihninin ürettiği yöntemlerin etrafında dolanmaktan.


Şimdi bırak o zaman? Neden bu ısrarın? Başarısızlık mı, yetersizlik mi seni kudurtan? Yapabileceğini bildiğin halde neden yapmadan çekilemiyorsun kenara?

Ne önemi var ki başarının eğer inanmıyorsan bütün bu yanlış kurguların üzerindeki yaşantının insanlara verdiği titre?


Belki zamanı geldiğinde var olan her şey yersiz ve anlamsızdı diye bağırırken "Kim bu deli?" diye sorduklarında, onlara onlar gibi cevap verebilmek için bir zemin hazırlamaktır amacım.


Tamam, verdin diyelim cevabını, onlar için ifade ettin kendini. Asla olamayacaksın ama öncül oldun diyelim, çektiğin çileyi dille değil, anlatarak değil de yaptıklarınla anlattın diyelim. Varlık içindeki yokluğu ve elde ettiklerini anlattın diyelim! Kendini dağ zannetmeye devam ettin, olamayacaksın çünkü sen de o algı yanılsamaları içinde basit bir insansın ama dağ oldun diyelim!! Etrafındaki kimse inanmayacak, etrafında kimse olmayacak dahi ama diyelim oldular ve inandılar sana.

Ya sonra?


Sen dememiş miydin gerçek aşkın peşinden gitmek olmalı insan için yegane amaç?

Senin doğrularında aşktan başka bir gerçeklik yoktu hatırlamıyor musun; ne millet, ne vatan, ne para?


Yoksa seni geliştirdiğine inandığın "rahatsızlık" hissinin en güçlüsü olan terk edilmişliğin yankıları, daha doğrusu zırvaları mı bu söylediklerin?

Hala aklımda; aşkı değil, sevgisi, gülüşü ya da konuşması değil, "Bunu nasıl yapar?" sorusu.


Belki temeldeki sıkıntı budur, ne dersin?


Kapak Fotografı: The M

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

©2021, Shiv tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page