• Shiv

Hey Whitie!

Güncelleme tarihi: 16 Şub

Anksiyete krizlerine girdiğin oluyor mu?


Sen de biliyorsun girdiğimi. Yazarken rahatlıyorum. Ya da nefes almadan bir şeye odaklanıp sonuçlandırmaya çabalarken.


Unutma nefes al ama lazım olur.


En iyi böyle susuyorsun, ne yapabilirim. Yoksa kafamın etini yiyorsun. Bulandırıyorsun her şeyi.


Neyse ki odağını arttırabildiğin süre kısıtlı yoksa çok sıkılırım.


Dirayetin benim için bu kadar önemli olacağını düşünmüyordum.


Gerçek yeteneğe saygı gösterdiğini söyleyip, dirayeti övüyorsun.


Evet, çünkü o zaman sahne boş kalıyor. Artık seyircileri kenara koymak lazım.

Herkesin her sözünü dinlemeye çalışırsam ne yapabilirim. Kocaman bir hiç. Bir de sana kalmasını istemiyorum artık sahnenin.


Sadece dinlemiş olursun. Sadece dinleyerek her şeyi bileceğini sen söyledin bana. En çok okuyan mı, en çok gezen mi? Hayır en tarafsız filtreyle en çok dinleyen demiştin. İnandım sana...


Evet, hala öyle. Her rengi en iyi sen yorumlayamazsın. Ama her rengi en iyi ya da en kötü yorumlayandan dinlemek, evet empati yeteneğini geliştirirsen, en çok bilen olabilirsin.


Neden en çok bilen olmak istiyorsun ki? Kendin söylüyorsun, bunu senden defalarca duydum. Bilgi arzusu, aslında bu sistemin başı değil miydi?


Biliyorum, sakin ol. Ama unutma her şey dönüyor, bir frekans içerisinde. En başa dönmemiz için yozlaşmamız lazım değil mi? En dipten, en tepeye. Ya da tam tersi.


Nasıl yani?


Bir bardak düşün; Onun olmadığını düşünmeye çalışıyorsun. Sorun da bu değil mi?

Ortada bir bardak var ama olmadığını düşünmeye başlıyorsun. Kalk ve doldur onu. Umarsızca dök suyu. Durma devam et.


Taşacağını biliyorsun değil mi?.


Evet, yeni başlıyoruz. Devam et doldurmaya devam et. Doldurduğun şey artık bardak değil. Artık boğuluyorsun. Düşüncelerin sapıyor. Merkezini kaybediyor. Ortadan başlayıp, sona gidecekken başa dönüyor.


Anlamıyorum.


Hayır, şimdi anlamaya başlıyorsun. Her şey ile hiçliğin birleştiği noktadasın. Senin ve benim bir olduğumuz noktadayız. Birleşimin bittiği ya da ayrımın başladığı noktada. Dengedesin. Şöyle diyelim, deliriyorsun. Ama korkma bu güzel bir şey. Evet, dirayeti savunuyorum ama amacım maddi kazanç değil. Amacım kaybolmak, atmosferden çıkmak, yapıyı indüklemek. Her şeyi bilemeyeceğimi ikimiz de biliyoruz. Her şeyin içinde yozlaşıp, boğulmak. Şimdi bulabilir misin bana, okyanustaki bardak nerede?


Anladım şimdi galiba.


Galiba? Ahahaha. Anlamıyorsun ama anlıyorsun. Harika bir noktasın Darky.





Kapak Görseli: Erik Baumann

40 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör